IBAN'ını Başkasına Kullandıranların Ceza Sorumluluğu: 12. Yargı Paketi Ne Değiştirdi?

11.08.2026

Son yıllarda dolandırıcılık suçlarında üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanılması giderek daha sık karşılaşılan bir yöntem hâline gelmiştir. Özellikle iş, yatırım veya kazanç vaadiyle banka hesabını ya da hesap bilgilerini başkalarının kullanımına bırakan kişiler, hesaplarının dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması sonucunda ceza soruşturması ve kovuşturmalarıyla karşı karşıya kalabilmektedir. 

Kamuoyunda sıklıkla "IBAN mağdurları" olarak anılan bu kişiler bakımından önemli bir değişiklik, 12. Yargı Paketi kapsamında gerçekleştirildi. 7589 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra, yeni bir değerlendirme ölçütü getirmiştir.

Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Neden Ceza Soruşturmasına Konu Olabilir?

Dolandırıcılık faaliyetlerinde suçtan elde edilen para her zaman doğrudan dolandırıcılığı gerçekleştiren kişinin hesabına aktarılmamaktadır. Üçüncü kişilere ait banka hesapları, ödeme araçları veya farklı finansal hesaplar bu amaçla kullanılabilmektedir.

Bu nedenle bir banka hesabının dolandırıcılık sonucu elde edilen paranın aktarılmasında kullanılması, hesap sahibi hakkında soruşturma yürütülmesine ve kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak edip etmediğinin araştırılmasına neden olabilir.

Ancak hesabın bir suçta kullanılması ile hesap sahibinin dolandırıcılık eylemine bilerek ve isteyerek iştirak etmesi aynı şey değildir. Ceza sorumluluğunun belirlenmesinde kişinin kastı, hesabını hangi amaçla kullandırdığı, suçtan haberdar olup olmadığı, elde ettiği menfaat ve dolandırıcılık eylemine sunduğu katkının niteliği somut olay özelinde değerlendirilmelidir.

12. Yargı Paketi Ne Değiştirdi?

7589 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddesine dördüncü fıkra eklenmiştir. 

Yeni düzenlemeye göre; dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin katkısı, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan gerekli bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalmışsa, verilecek ceza yarı oranında indirilmektedir. 

Buradaki "sınırlı kalma" şartı özellikle önemlidir. Düzenleme, dolandırıcılık organizasyonunu kuran veya suçun icrasında daha kapsamlı rol üstlenen kişilerle, suça katkısı kanunda belirtilen bilgi veya araçları kullandırmakla sınırlı kalan kişilerin durumlarının ayrı değerlendirilmesine imkân tanımaktadır.

Bu Düzenleme Bir Af mı?

Hayır. Yeni düzenleme, banka hesabını veya IBAN'ını başkasına kullandıran herkesin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta ve otomatik olarak beraat sonucu doğurmamaktadır.

Kanunun öngördüğü sonuç, TCK m.158/4'te belirtilen koşulların gerçekleşmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesidir. Bu nedenle kamuoyunda zaman zaman kullanılan "IBAN mağdurlarına af çıktı" ifadesi hukuken isabetli değildir.

Hesabı Bilgisi Dışında Kullanılan Kişinin Durumu Aynı mı?

Hayır. TCK m.158/4 kapsamında cezada indirim yapılması ile kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak kastının hiç bulunmaması birbirinden farklı hukuki meselelerdir. 

Yeni hüküm, kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesini ve iştirakinin belirtilen fiillerle sınırlı kalmasını esas almaktadır. 

Dolayısıyla hesabı gerçekten bilgisi ve iradesi dışında kullanılan veya dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği ortaya konulamayan bir kişi bakımından mesele yalnızca "yarı oranında ceza indirimi" üzerinden değerlendirilmemelidir. 

Ceza sorumluluğu şahsidir. Kişinin kastı ve suça katkısı her somut olayda ayrıca ortaya konulmalıdır.

Devam Eden Davalar Bakımından Yeni Düzenleme

7589 sayılı Kanun, yürürlükten önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan kişiler bakımından da geçiş hükümleri içermektedir. 

Yeni TCK m.158/4 hükmünün uygulanabileceği dosyalarda, kanunda öngörülen usule göre ilk derece mahkemesince yeniden değerlendirme yapılabilmesine yönelik mekanizmalar düzenlenmiştir. 

Bu nedenle yeni hükmün etkisi yalnızca düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra başlayan soruşturma ve kovuşturmalarla sınırlı değildir.

Cezası Kesinleşmiş Kişiler Açısından Durum

Kanunda infaz aşamasındaki bazı dosyalar bakımından da özel bir geçiş düzenlemesi bulunmaktadır. 

Daha önce etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmamış ve yeni TCK m.158/4 kapsamına girebilecek kişiler yönünden, mağdur zararının kanunda belirtilen koşullarda tamamen giderilmesine bağlı olarak etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesine imkân tanınmıştır.

Bu nedenle kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunması, yeni düzenlemenin hiçbir şekilde değerlendirilemeyeceği anlamına gelmemektedir. 

Bununla birlikte uygulanacak hukuki yol, dosyanın bulunduğu aşamaya ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca belirlenmelidir.

Her IBAN Dosyası Aynı Değildir

Bir banka hesabının dolandırıcılık eyleminde kullanılmış olması, tek başına hesap sahibinin ceza sorumluluğunu belirlemek için yeterli değildir. Somut olayda özellikle aşağıdaki hususlar birlikte değerlendirilmelidir: 

• hesabın hangi amaçla verildiği

• hesap sahibinin dolandırıcılık eyleminden haberdar olup olmadığı

• kişinin herhangi bir menfaat elde edip etmediği

• paranın kim tarafından çekildiği veya transfer edildiği

• diğer şüphelilerle olan bağlantılar

• mesajlaşmalar ve banka hareketleri 

• kişinin suçun işlenmesine sunduğu katkının kapsamı

Bu nedenle kamuoyunda "IBAN mağduriyeti" şeklinde tek bir başlık altında değerlendirilen dosyalar, ceza hukuku bakımından birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir.

Sonuç

7589 sayılı Kanun ile TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkra, banka ve diğer finansal hesapların dolandırıcılık suçlarında kullandırılmasına ilişkin ceza sorumluluğu bakımından önemli bir değişiklik getirmiştir. 

Ancak düzenleme bir af veya otomatik cezasızlık hükmü değildir. Kanunda öngörülen yarı oranındaki ceza indiriminin uygulanabilmesi için kişinin suça iştirakinin TCK m.158/4'te belirtilen kapsamla sınırlı kalması gerekmektedir. 

Ayrıca kanun yolu ve infaz süreçleri bakımından özel geçiş hükümleri bulunduğundan, düzenlemenin etkisi yalnızca yeni dosyalarla sınırlı değildir. 

Her dosyada kişinin dolandırıcılık eylemine hangi kastla ve ne şekilde iştirak ettiği ayrı ayrı değerlendirilmelidir. 

Bu nedenle yeni düzenlemenin uygulanıp uygulanamayacağı, somut olayın özellikleri, dosyanın bulunduğu aşama ve mevcut deliller çerçevesinde belirlenmelidir.



Kaynak ve Mevzuat Notu

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157, m.158 ve m.168; 7589 sayılı Kanun'un ilgili geçiş ve yürürlük hükümleri. Kanun bilgileri ve kabul edilen metin için Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanun ve Karar Bilgi Sistemi esas alınmıştır. 

Bilgilendirme Notu: Bu yazı, yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriği hukuki görüş veya danışmanlık niteliğinde değildir. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, hukuki değerlendirme ilgili olayın özelliklerine göre ayrıca yapılmalıdır.

Share